Kötü senaryoya hazırlı olmalıyız! Koronavirüs aşısı bulunamayabilir, peki aşı bulunamazsa ne olacak?

Dünyayı saran korona virüsüne karşı Dünya Sağlık Örgütü pandemi ilan etti. Ekonomi devleri zor günlerden geçiyor. Dünya devi denilen ülkeler bile küçücük virüse karşı, aciz kaldı. Korona Virüs'e karşı aşı bulunamazsa ne olacak? En kötü senaryolara hazırlıklı mıyız?

Ömer Akça
Ömer Akça
04 Mayıs 2020 Pazartesi 20:34
Kötü senaryoya hazırlı olmalıyız! Koronavirüs aşısı bulunamayabilir, peki aşı bulunamazsa ne olacak?

Dünyayı saran korona virüsüne karşı Dünya Sağlık Örgütü pandemi ilan etti. Ekonomi devleri zor günlerden geçiyor. Dünya devi denilen ülkeler bile küçücük virüse karşı, aciz kaldı. Bazı ülkeler korona virüsüne karşı pes etmeye başladılar bile. Buna bağlı olarak da aldıkları tedbirleri kaldırmaya başladılar.

AŞILAR İÇİN BÜYÜK YATIRIMLAR YAPILIYOR AMA...

Ekonomiye ağır hasarlar veren pandemiye karşı bazı ülkeler aşı geliştirilmesi ümidiyle büyük yatırımlar yapıyorlar. Ancak, kuruluşlar aşıların çıkış ve dağıtım tarihleri konusunda bazı açıklamalar yapsa da geliştirilmekte olan aşıların akîbeti tahminden öteye gitmiyor.

Bununla birlikte Kovid-19’a karşı bir aşı üretilememe ihtimalinin olduğu da bir gerçek. Nitekim, ölümcül etkisi olan AIDS ve SARS gibi hastalıkların da henüz bir aşısı yok.

Peki Korona Virüsüne karşı herhangi bir aşı bulunamaması durumunda dünyayı neler bekliyor? İnsanlar ve ülkeler bu salgınla nasıl başa çıkabilecek?

Dünya genelinde resmî rakamlara göre, yaklaşık olarak 250 bin kişinin ölümüne neden olan korona virüsü, 4 milyon vaka sayısına yaklaşmış durumda. Salgına karşı bilim insanları hız kesmeden çalışmalarına devam etse de henüz kesin bir sonuç bulunabilmiş değil.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nden son alınan bilgilere göre dünya genelinde yeni tip korona virüsü Kovid-19’a karşı 83 aşı geliştiriliyor. Avrupa, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin'de 8 farklı aşının insanlar üzerinde denenmeye başladığı bildirilirken, Oxford Üniversitesi tarafından gelliştirilen aşının ise olumlu sonuçlar alınırsa haziran ayında dağıtılabileceği bilgisi verildi.

AŞI BULUNAMAYABİLİR!

Ayrıca, aşı çalışmalarında umut verici bazı gelişmeler yaşansa da bilim insanları bir aşının gelişme çalışmalarının en az 12 ilâ 18 ay arasında sürebileceğini açıklamışlardı. Dünya yan etkileri henüz test edilmeyen aşıların sonuçlarıyla bundan önce yüzleşmişti.

Öte yandan, şuan yeni tip korona virüsü Kovid-19'a karşı geliştirilmiş hiçbir aşı bulunmamakla birlikte aşı geliştirilememe ihtimâli de bulunuyor.

KORONA VİRÜSÜ KOVİD-19 İLE BİRLİKTE YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ!

Korona virüsüne karşı aşı bulunamaması veya çok geç bulunması da, Kovid-19 ile birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiği anlamına geliyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, zaten benzer açıklamayı defalarca daha önce yaparak, “Herşeye hazırlıklı olmalıyız ve korona virüsüyle yaşamaya alışmalıyız” demişti.

CNN'in haberine göre ise, politikacılar aşının üretilememe ihtimalini halka nadir olarak açıklayarak, bu gerçeği gizliyorlar. Ayrıca bu ihtimal bilim insanları tarafından çok ciddiye alınan bir durum. Çok uzun zamandır hayatımızda olan AIDS, SARS, Lassa Humması ve MERS gibi ölümcül mikropların bile henüz bir aşısı bulunabilmiş değilken, bilim insanlarının bu uyarılarını da dikkate almak gerekiyor.

Uzmanlar, aşıdan önce şehirlerin kademeli bir şekilde açılmasıyla birlikte, testlerin ve fiziksel takibin hayatın bir parçası haline gelmesi gerektiği görüşündeler. Bu bakımdan şehirlerin kademeli olarak açılması gündemde olsa da yeni bir salgın dalgası olması halinde yeniden farklı ölçülerde karantina tedbirleri alınabileceği ihtimali daima söz konusu olacak.

GRİP GİBİ HER SENE YENİDEN KARŞIMIZA ÇIKABİLİR!

Kovid-19 hastalığı tıpkı bir grip gibi her sene yeniden karşımıza çıkabilir. Tedbirler yeterince alınmazsa ve yeni tedaviler geliştirilemezse ölüm grafiğinin her defasında daha yukarıya yükselmesi riski bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü Elçisi ve Londra Imperial College Küresel Sağlık Uzmanı Profesör David Nabarro, konuyla ilgili olarak, “Hâlen aşısını bulamadığımız virüsler bulunuyoken, Covid-19 için bir aşı olacağına veya bu aşının etkinlik ve güvenlik testlerini geçeceğine dair kesin bir kanıda bulunmamız imkânsız. Bütün toplumların, sabit bir tehdit olarak, corona virüsten korunduğu ve toplumsal hayat ile ekonomik faaliyetlerin virüs içimizdeyken devam edebildiği bir pozisyon almaları hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu. Aşı geliştirelememe ihtimaline karşı da Kovid-19 ile birlikte yaşamaya çalışmamızın hayâti önem taşıdığının altını çizen Nabarro, ‘yeni bir toplum sözleşmesi’ çağrısı yaptı.

Öte yandan bazı bilim insanlarıysa, yeni tip korona virüsü Kovid-19'un, AIDS ve sıtma gibi aşı geliştirilemeyen önceki hastalıkların aksine çok hızlı mutasyona uğramadığndan aşı geliştirilebileceğini belirtiyorlar. Ancak bilim insanlarının büyük bir çoğunluğu sağlıklı bir aşının geliştirilme çalışmalarının bir yıldan 18 aya kadar sürebileceğini belirtiyor. Bazı bilim insanlarıysa aşının geliştirilemeyeceği veya tıpkı gripte olduğu gibi aşı geliştirilse bile virüs mutasyona uğradığı için aşı olanların da hastalığa yeniden yakalanabileceği görüşündeler.

18 AYDA BİLE AŞI GELİŞTİRİLSE BU BÜYÜK BAŞARI OLUR

Korona virüse karşı 18 ayda aşı geliştirilmiş olsa bile bu büyük bir başarı olmuş olacak. Çünkü şimdiye kadar üretilen hiçbir virüsün aşısı, daha 18 ay içerisinde geliştirilemedi. Hatta bu konuyla alakalı olarak ABD'de bulunan Baylor Tıp Fakültesi Ulusal Tropikal Tıp Okulu Dekanı Dr. Peter Hotez, “Şimdiye kadar hiçbir aşı 18 ay içerisinde geliştirilemedi. Eğer bu süreçte aşı geliştirilirse çok sevinirim. Söylediklerim aşının bu sürede bulunmasının imkânsız olduğu anlamı taşımıyor, ama oldukça sıradışı bir başarı elde edilmiş olur. İşte bu yüzden bizim A ve B plânlarına ihtiyacımız var” dedi.

40 YILDIR AIDS AŞISI BULUNAMADI

Yaklaşık olarak üzerinden 40 yıl geçen ve 32 milyon insanın ölümüne neden olan HIV virüsü yani AIDS'e karşı dünya halen bir aşı bekliyor. Bulaşıcı Hastalıklar Uzmanı Paul Offit, “İnfülenza kendisini bir yıldan diğerine değiştirebilir, böylelikle bir önceki yıl doğal enfeksiyon veya bağışıklama ertesi yıl sizi etkilemez. HIV bunu tek bir enfeksiyon sırasında yapar yani içinizde mutasyona uğramaya devam eder, bu yüzden size binlerce farklı HIV zinciri bulaşmış gibi olur ve mutasyon geçirirken bağışıklık sisteminizi de sakatlar” dedi.

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Rota virüsüne karşı aşı geliştirenler arasında yer alan Offit, sürü bağışıklığı tartışmalarına son noktayı koyan bir açıklamada bulundu. Offit, “Bu tür bir bağışıklığın enfeksiyonun kendisiyle değil, aşıyla sağlanması gerekiyor. Toplumun büyük çoğunluğunun hastalanmadığı durumda bile Kovid-19’un etkileri ağır oldu. Kızamık mükemmel bir örnek olarak verilebilir. Aşılar yaygınlaşmadan önce, yılda 2 ile 3 milyon insan kızamık hastalığına yakalanıyordu. Kovid-19’da da bu durum yaşanır” dedi.

HENÜZ GİZEMİ BİLE ÇÖZÜLEMEYEN VİRÜSLER VAR

Diğer taraftan, bilim insanlarının henüz gizemini bile çözemediği hastalıklar da bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda 400 bin kişiye bulaşan dang humması virüsüne karşı 10 yıldır etkili bir aşı bulunabilmiş değil. Dang humması tespit edildikten sonra hastalığın semptomları kötüye gittiği için, 2017 yılında aşı çalışmaları askıya alındı.

Benzer şekilde, rinovirüsler ve adenovirüsler için corona virüsler gibi soğuk algınlığı semptomlarına sebep olabilen türlere karşı aşı geliştirmek çok zor görünüyor. İki adenovirüs hastalığını önlemek için sadece bir aşı var ve ticari olarak mevcut değil.

KARANTİNA EKONOMİK VE POLİTİK OLARAK SIKINTILI

Dünya Sağlık Örgütü Elçisi Nabarro, “Umutlarımız yüksek ama kesik kesik. Mekanik sistemlerle değil de, biyolojik sistemlerle uğraşıyoruz. Bu gerçekten vücudun nasıl tepki verdiğine bağlı” diyerek, yavaş ve acılı geçen bir aşı süreci olduğunu anımsattı.

Öte yandan, eğer aşı üretilmezse yaşam standardı şu anda olduğu gibi olmayacak. Çok çabuk normale dönüş sağlanmayabilir.

Doktor Neal, “Karantina uygulamaları ekonomik ve muhtemelen politik olarak sürdürülebilir görünmüyor. Yani virüsü kontrol altına almak için başka şeylere ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Bu durum da hükümetlerin Kovid-19'un aşısı bulunana kadar geçen yıllar içierisinde yeni bir toplumsal ve ekonomik hayat standardı belirlemesinden geçiyor.

EVDEN ÇALIŞMA DAHA NORMAL OLACAK

Günümüzde Home Ofis çalışma çok yaygın olmamakla birlikte, aslında çok da normal görülen bir durum değil. Ancak virüs ile yaşamaya devam etmemiz durumunda evden çalışma daha normal karşılanacak.

Virüs ile baş etmenin bir yolu da evden çalışmanın yeni normal hâline gelmesi olarak görülüyor. Aşının bulunamadağı durumlarda özellikle beyaz yakalılar için uzaktan çalışma bir standart haline gelecek. Grip ve nezle benzeri rahatsızlığı olanlar ise, işe asla gitmeyecek ve ofisler eskiden olduğu gibi fazla kalabalık olmayacak.

Son Güncelleme: 05.05.2020 21:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.